Pazartesi, Ocak 20

Benim Masal Dünyam

Bayram tatilinde elimde sürünen kitabımı bitirmeye karar vermiştim kesin bir şekilde.Çok büyük heyecanla başlamıştım ama devamını getirememiştim.Oysa ki güzel bir seri olduğunu duymuş tüm kitaplarını okumaya karar vermiştim.Debbie Macomber ve güzel yüncü dükkanının etrafında yazdığı serisi.O zamana kadar Macomber okumamıştım.Eve geldiğimde aldığım ve okumaya bir türlü fırsat bulamadığım zaman sonra unuttuğum kitabımın yazarının aynı kişi olduğunu gördüm.'İyi ki Geldin'..Sevdiğim adam için çok sık tekrarladığım bir cümle ve kitabı gördüğümde okumalıyım demiştim.Üzerinden aylar geçti kitabımı dün ve bugün okuyup bitirdim ama 'Küçük Mucizeler Dükkanı' kadar etkilemedi beni.Koca bir bayram tatili yolculuğunda araba kullanmayıp kitabı bitirmeye gayret gösterdim.Sondan başa doğru okumayı bile düşündüm hatta:) İnanılmaz sürükledi içine,ağlaya ağlaya tamamladım kitabı.'İyi ki Geldin' o derece etkisi altına alamadı beni.Başım ağrıdı sıkıntıdan.Belki bazı noktalarda kendimi çok buldum bilemiyorum.Serinin devamını okur muyum onu da bilmiyorum.Hikayeyi tadında bırakmanın daha iyi olduğuna karar verdim sanırım.Bu iki kitabın arasına Uğur Koşar girdi o inanılmaz kitabıyla.'Allah de ötesini bırak.' Hayatımda hiçbir kitabın üzerimde böyle etkiler bıraktığını hatırlamıyorum.Üstüste 2 kez okudum ve 3 ay sonra yeniden okumak isteyeceğime eminim.İnanılmaz bir büyü,bir hipnoz,bir farkındalık..Allah sevgisi ve yeryüzünde yaşama amacı bu kadar harika anlatılabilirdi.Hiçbir dinle alakalı okumaya başladığım kitabı bitiremedim bugüne kadar.Bu öyle değildi gerçekten.Muhteşem bir huzur kattı okudukça.Yeniden yeniden istedim o kitaba akmayı.Aynı huzur başkalarıyla da buluşsun diye bir sürü kişiye satın aldım kitabı.Her okuyan çok memnun oldu.Elbette bu beni çok mutlu etti.Dün yeni kitabını satın aldım Koşar'ın.Okunacaklar listesinde 2.sırada şuan 'Bana Allah Yeter.' Aynı büyü ondada olacak mı heyecanla bekliyorum:) Yarın Sarah Jlo'ya ait 'Böğürtlen Kışı'nı okumaya başlayacağım inşallah.Daha önceJlo'nun 'Mart Menekşeleri'ni okumuştum ve gerçekten çok sıradan bir hikaye ama çekici bir kitaptı.İnternetten okuduğum kadarıyla anne olan hiçbir kadının bu kitaptan etkilenmemesi mümkün değilmiş.Anne değilim ama sayılabilecek kadar deneyime sahibim ben ne derece etkilenirim bilemiyorum:) Arkadya Kitaba ait bu kitapların en sevdiğim bir yanı içinde taşıdığı püsküllü ayraçları.O yenilik insanı çok heyecanlandırıyor:) En azından beni çocukça bir heyecana sürüklüyor kitabın en başından:) Bu arada şuan bu satırları yazarken Teoman 'Mavi Kuş ile Küçük Kız' dinliyorum. Allah'ım harika bir müzik,tam kışa layık:) 
Henüz okumadıklarımı bilemiyorum ama yazımda paylaştığım okuduğum kitapların hepsini şiddetle öneririm.Aklıma gelmişken okuma alışkanlığının bu derece düşük olduğu,kaçak yayınların bu denli rağbet gördüğü bu ülkemde sevgili D&R'ın kendine ait D&R kartla yapılan alışverişlere verdiği -binde on-luk hediye puanlarla ne derece rezil olduğunu belirtmek istiyorum.Gerçekten büyük bir katkı yani sağolasın D&R,teşekkürler yinede okuyan herkes..
sevgiler:) ...




Cumartesi, Ocak 18

Canım 'OCAK'

Hayat devam etmeli bitenlerin gidenlerin ardından.Terk edilen sevgililerin,kovulan işlerin,biten dostlukların ardından hayat aynı ritmiyle devam etmeli.İnsanı bu hayatta bana göre zorlayan en fena duygu 'alışkanlık'tır.İnsan hergün çalıştığı masaya bile alışıyor.Sonrasında hayatından çıkardığında büyük bir boşluk.Saçma sapan bir masa bile alışkanlığa dönüşüyorken insanları saymıyorum bile zaten.Şoke eden bir soğukluğum,donukluğum ve rahatlığım var aslında kaybedilenlerin ardından.Beklenmedik tepkiler verebiliyorum.Yas tutmayı beceremıyorum zaten kesinlikle.Bir defasında denemiştim yapıyım filan dedim aman twitter ağladııı:D hahaha :) Bana göre değil sanırım.Gece yatağıma girdiğimde başbaşa kaldığım o arsız kalp sızısı sadece benimle yatağımın arasında,içimde kopan fırtınalar kesinlikle yokmuş gibi davranıp akli dengemi zorluyorum.Aman bana alkış.Tunay ve Duygu'dur beni sinirden ölüm döşeğine düşüren iki gerizekalı.İkisinide kaybettiğimde hiç iplemiyormuş gibi hayatıma devam ettim ama tabiki gelip bana sormak lazım.Barıştığımız zamanlarda bunların acısını çıkarmıştım tabiki o ayrı :) Niye depreştim ben şimdi yine bilmiyorum.Her yıl bu zamanlar bir yenilenme süreci oluyor bende.Kırılma noktalarım hep bu zamanlar.Sorumluluklarım olmasa terk edeceğim şu aylarda şehri :) Asyası avrupası dar geliyor yemin ederim.Şu dakikada şehri terk etme modumdayım tatil modumdayım ama aaah ah,olmuyor.Ne yapayım baktım projeler beni bekliyor çizilecek,Rüzgargülü'ne yeni modeller cıkarmam lazım her yer silikon kurdale dolu geldiler yüreğime darallar.Duygu Hanım yine evde yokmuş e napıcam bende oturdum yazmaya valla.Nasıl yaşıyor bu insanlar yazmadan bilmiyorum.Şurda kendi kendime aynada konuşuyor gibi hissediyorum rahatlıyorum :) Akli dengem iyi sorun yok :) Hayat herşeye rağmen deneyimlemeye değer..
sevgiler...

Çarşamba, Ocak 8

bir ışık var 'beklediğim'....

zaman kavramım karıştı.24 saatin içinde bazen zamanın su gibi aktığını bazen durmak üzere olduğunu düşünüyorum.Sevdiğin insanları hasretle,özlemle beklerken o kadar,onlar gelir zaman ışınlanarak akar gider.Yaz tatilleride öyledir bir bakarsın 15 gün akmış gitmiş dönüş yolundasın.Sıkıcı olan her ne varsa o anda işte zaman seni katil olmaya sürükler :) Resmen duruverir.Allah'ım gözümü açayım ve tüm bu zaman akmış gitmiş olsun dersin ya allaaaaaaah ooo zamaaaaaaannnn öööööyyyylessssiiiiiinnnnneeee yaaaavvvvvvaaaaaaşşşşşşş iiiilllllerrrrrrrrleeeeerrrrr kkkkiiiiiii boğuldukça boğulursun.Aslında bilmezsin bile o sabırsızlıkla beklediğin anın sana mutluluk yada huzur getirip getirmeyeceğini ama inanmışsındır birkez, o zaman akmalıdır.Benim için uzun zamandır zaman akmıyordu.Geçirdiğim şu 10gün ışınlanarak gitti resmen ama şuan yine akmamaya başladı.Bu vakit elbette geçecek.Bana neler getirecek beni neler bekliyor hiç bilmiyorum sadece Allah'a güveniyorum.Mutlaka ki hayırsız hiçbir olay yaşamama izin vermeyecektir.Önümdeki birkaç ay bana asır gibi geliyor yaşam enerjimi sömürüyor resmen bu fikir.Akacak ama elbet...Şuan saat 18.10 ve masamda oturmuş bu satırları yazarken tek bir amaç için yazıyorum.Bir dileğim var Allah'tan bir umudum.Bunu yazarak belgeli hale getiriyorum ki o an geldiğinde gerçekten zaman akmıyormuş benim mi haberim yokmuş bundan emin olacağım:) Dileğim zamanın benim için hıphızlı akması ve beni hayırlı şeylere ulaştırmasıdır.Yeni hayat felsefem yine şuan dilime geldi. 'Allah de ötesini bırak'.... (teşekkürler uğur koşar)